Yalova özelinde gündemin nabzını tutan gelişmeler son dönemde yoğun ilgi gördü. Amasra konusu, hem yerel hem de ulusal basında kendine geniş yer buldu. Bu yazıda, haberin detaylarını, arka planını ve Yalova için olası yansımalarını ele alıyoruz.

2. Arkeoloji Salonu: Hellenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait mermer eserlere ayrılmıştır. Heykeller, büstler, mezarlar ve diğer mimari parçalar burada görülebilir.

Amasra Kalesi Roma döneminde inşa edilmiştir. Kalenin surları Bizanslılar tarafından yapılmıştır. yüzyıllarda Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Dar bir yarımada üzerinde yer almasına rağmen kalenin altından tatlı su havuzuna giden bir tünel vardır.

Cumhuriyet 1931 kanunusani 22.pdf
Cumhuriyet 1931 kanunusani 22.pdf

yüzyılda bir Bizans kilisesi olarak inşa edilmiştir. Kilisenin narteks bölümü üç bölümden oluşmaktadır. Mehmed 1460 yılında Amasra'yı fethettikten sonra camiye çevrilmiştir. Aynı sokakta bir de şapel var ama 1930'dan beri ibadete kapalıdır.

1987 yılına kadar Zonguldak ilinin Bartın ilçesine bağlı bir bucak olan Amasra, 1987'de ilçe olmuştur. 1991 yılında Bartın'ın il yapılmasıyla beraber Bartın'ın ilçesi olmuştur.

Tarihsel veriler ışığında, bölgede yapılan bilimsel araştırmalarda çıkan arkeolojik kalıntılar ve Nümismatik veriler ışığında çıkan sonuçların Amasra tarihi hakkında ilk yerleşim tarihini MÖ 5000 - MÖ 8500 (Neolitik Çağ) yılları arasına, hatta Üst Palelotik (Eski Taş Devri'nin üçüncü ve son alt devri) tarihlendiren bölgede antik kalıntıları araştıran belgesel yönetmeni G. Tekin Gün Paflagonya bölgesi yerleşimleri adlı eserde geçmektedir. Kurucaşile ve Ulus ilçelerinde tarih öncesi kaya üzerine Tamga, betimlemeleri Türklerin Orta Asya'dan Anadolu göçlerini desteklediği tarih öncesi varlıklarının izleri olduğunu, üzerinde bilimsel çalışmaların neticesinde daha fazla verilere ulaşılabileceği sanılmaktadır. Kentin isim kaynağı olan Amastris, Pers İmparatorluğu'nun son yöneticisi III. Dareios'un yeğeni, bir Pers prensesidir. amastris'in Pers sarayından Karadeniz kentine gelen kadar geçirdiği macera dolu yaşamı ve sonuc

Milliyet 1930 nisan 10.pdf
Milliyet 1930 nisan 10.pdf

Amasra · Arka Plan

Köyler: Elmalık, Esadiye, Güneyköy, Hacımehmet, Kabaklı, Kazımiye, Kirazlı, Kurtköy, Safran, Samanlı, Akköy, Soğucak, Sugören, Çalıca, Burhaniye, Gacık

Yalova ilinin bitki örtüsü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Yalova'nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsüyle kaplıdır.

Milliyet 1933 tesrinisani 12.pdf
Milliyet 1933 tesrinisani 12.pdf

Belirtmek gerekir ki, osmanlı Saray Mutfağı'nda çok çeşitli çorba, zeytinyağlı sebze, etli yemek, balık, börek, tatlı menüleri mevcuttur. Saray mutfağı, Bizans İmparatorluğu'ndan Osmanlı'ya yüzyılların saray zevki ve tecrübesiyle oluşan elit bir mutfaktır. O dönemlerde, halk ve köy mutfağı ise sade ve basittir.

2019 itibarıyla Türkiye'deki üniversite sayısı 208'dir. Öğrenciler, iki oturumlu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonucunda aldıkları puanlarla üniversiteye geçiş hakkı kazanır. Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi dışındaki tüm fakültelere giriş, lise mezunlarının YKS sonucuna bağlı olarak şekillenir. 2025 Times Higher Education Dünya Üniversiteler sıralamasında Türkiye'den ilk 200'e giren üniversite yoktur; en yüksek sıralamalı üniversiteler, 300-500 aralığında yer alan üç üniversite olan Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesidir.

Yerel Bakış Açısı

1. Etnografya Salonu: Geç Osmanlı dönemine ait küçük sergiler bu salonda sergilenmektedir. Bunlar arasında Amasra'nın geleneksel oyma sanatının kanıtı olan tunç mutfak kapları, silahlar, yazı gereçleri, şamdanlar, pullar, seramik ve yüzükler ile ahşap kaplar bulunmaktadır.

1955 yılında belediye binasında küçük bir salondan oluşan ilk müze açılmıştır. 30 Ocak 1982'de bu bina daha büyük bir müze olarak ziyaretçilere yeniden açıldı. Dört sergi salonu ile tek kattan oluşmaktadır. Objelerin çoğu Amasra ve çevresinden gelmekte olup Helenistik, Roma, Doğu Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine aittir.

13. yüzyılda Cenevizliler tarafından ele geçirilen Amasra'ya Fatih Sultan Mehmet liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu orduları Ekim 1460'ta bir sefer düzenler. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet şehre hakim bir tepeye geldiğinde hayranlığını belli etmek için şu sözü sarf etmiştir; "Lala, lala!, Çeşm-i Cihan bu mu ola" ve kaleye haber gönderir : " Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem kalenin anahtarını bana getiriniz.

Denize doğru uzanmış bir burun, burnun iki yanında korunaklı birer liman görevi gören iki koy ve ana karaya bağlı bağımsız adalarına sahip olan Amasra, antik dönemde Amastris 3.000 yıllık tarihiyle; hem çekicilik ve balıkçılığa dayanan yerel sanatlarına, hem de kendini çevreleyen ormanlık alanlarına sahip bir yerleşim yeridir. Amasra hâlen özgün balık lokantaları, otelleri ve ev pansiyonlarına sahip bir turizm bölgesidir.

Sonuç olarak Yalova'nin bu alanda artan dinamizmi, hem yerel hem de bölgesel dengeler açısından önemli sinyaller veriyor. Önümüzdeki dönemde konunun nasıl şekilleneceği, hem yatırımcılar hem de vatandaşlar tarafından merakla bekleniyor.

Amasra başlığı, Yalova için sadece bir gündem maddesi değil, aynı zamanda şehrin vizyonunu da yansıtan bir göstergedir. Bu tarz gelişmelerin toplumsal ve ekonomik yansımaları uzun vadede kendini gösterecektir.

2. Arkeoloji Salonu: Hellenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait mermer eserlere ayrılmıştır. Heykeller, büstler, mezarlar ve diğer mimari parçalar burada görülebilir.

Araştırmalar gösteriyor ki, amasra Kalesi Roma döneminde inşa edilmiştir. Kalenin surları Bizanslılar tarafından yapılmıştır. yüzyıllarda Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Dar bir yarımada üzerinde yer almasına rağmen kalenin altından tatlı su havuzuna giden bir tünel vardır.

yüzyılda bir Bizans kilisesi olarak inşa edilmiştir. Kilisenin narteks bölümü üç bölümden oluşmaktadır. Mehmed 1460 yılında Amasra'yı fethettikten sonra camiye çevrilmiştir. Aynı sokakta bir de şapel var ama 1930'dan beri ibadete kapalıdır.

1987 yılına kadar Zonguldak ilinin Bartın ilçesine bağlı bir bucak olan Amasra, 1987'de ilçe olmuştur. 1991 yılında Bartın'ın il yapılmasıyla beraber Bartın'ın ilçesi olmuştur.

bölgede yapılan bilimsel araştırmalarda çıkan arkeolojik kalıntılar ve Nümismatik veriler ışığında çıkan sonuçların Amasra tarihi hakkında ilk yerleşim tarihini MÖ 5000 - MÖ 8500 (Neolitik Çağ) yılları arasına, hatta Üst Palelotik (Eski Taş Devri'nin üçüncü ve son alt devri) tarihlendiren bölgede antik kalıntıları araştıran belgesel yönetmeni G. Tekin Gün Paflagonya bölgesi yerleşimleri adlı eserde geçmektedir. Kurucaşile ve Ulus ilçelerinde tarih öncesi kaya üzerine Tamga, betimlemeleri Türklerin Orta Asya'dan Anadolu göçlerini desteklediği tarih öncesi varlıklarının izleri olduğunu, üzerinde bilimsel çalışmaların neticesinde daha fazla verilere ulaşılabileceği sanılmaktadır. Kentin isim kaynağı olan Amastris, Pers İmparatorluğu'nun son yöneticisi III. Dareios'un yeğeni, bir Pers prensesidir. Kaynaklara göre, amastris'in Pers sarayından Karadeniz kentine gelen kadar geçirdiği macera dolu yaşamı ve sonuc

1. Etnografya Salonu: Geç Osmanlı dönemine ait küçük sergiler bu salonda sergilenmektedir. Bunlar arasında Amasra'nın geleneksel oyma sanatının kanıtı olan tunç mutfak kapları, silahlar, yazı gereçleri, şamdanlar, pullar, seramik ve yüzükler ile ahşap kaplar bulunmaktadır.

1955 yılında belediye binasında küçük bir salondan oluşan ilk müze açılmıştır. 30 Ocak 1982'de bu bina daha büyük bir müze olarak ziyaretçilere yeniden açıldı. Dört sergi salonu ile tek kattan oluşmaktadır. Objelerin çoğu Amasra ve çevresinden gelmekte olup Helenistik, Roma, Doğu Roma, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine aittir.

13. yüzyılda Cenevizliler tarafından ele geçirilen Amasra'ya Fatih Sultan Mehmet liderliğindeki Osmanlı İmparatorluğu orduları Ekim 1460'ta bir sefer düzenler. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet şehre hakim bir tepeye geldiğinde hayranlığını belli etmek için şu sözü sarf etmiştir; "Lala, lala!, Çeşm-i Cihan bu mu ola" ve kaleye haber gönderir : " Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem kalenin anahtarını bana getiriniz.